Hamilelik

dış gebelik

dış gebelik

Dış Gebelik Nedir?

Kadınların en çok korktuğu durumlardan birisi olan dış gebelik; döllenmiş yumurtanın rahim içindeki gezintisi sırasında yanlış yerde tutunması olayıdır. Ve bu da genellikle fallop tüplerine denk gelir fakat bazen rahim ağzında yada karnın herhangi bir bölgesinde de tutunabilmektedir. Tıp dilindeki ismi ektopik gebelik olan bu oluşumun ölümle sonuçlandığı bilinmektedir. Bu yüzden gebeliğin takibi çok önemlidir. Anne adayı hamile olduğunu öğrenir öğrenmez doktor kontrolüne gitmez ise felaketle sonuçlanabilir çünkü dış gebelikler anne ölümleri ile sonuçlandığı için çok ciddi oluşumlardır. Yanlış yerde konumlanan döllenmiş yumurta, konumlandığı bölgede büyümeye devam etmektedir ve bu da etrafındaki organların büyüyüp hasar görmesi demektir. En fazla 3 ay boyunca gelişmeye devam eden döllenmiş yumurta, zamanında alınmazsa mutlaka anne ölümü ile sonuçlanacaktır. Bu sebepten de dış gebelik doktor tarafından mutlaka sonlandırılmalıdır. Dış gebelik ismini alma sebebi yumurtalıkların dışında tutunmasıdır ve fallop tüplerinde tutunma oranı ise yüzde 90’lardadır. Anne adayları tarafından merak edilen bir diğer soru ise; dış gebelik belirtileri nelerdir?

Dış Gebelik Belirtileri

Dış gebeliği normal bir gebelikten nasıl ayırt ederim diye merak ediyorsanız kafanız biraz karışabilir çünkü normal bir gebelik ile tüm bulguları aynı olmaktadır. Yani gebelik testinin pozitif çıkması ile beraber, bulantı hali hatta kusma, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü, göğüs uçlarında veya memenin tamamında hassasiyet, adette gecikme ve kasık ağrıları gibi durumlar tıpkı normal gebelikte olduğu gibi, dış gebelikte de görülmektedir. Tabii ki bu durumların hepsi aynı anda görülecek diye bir kural yoktur ve kişiden kişiye değişmektedir. Fakat normal bir gebelik seyrinde görülebilecek tüm belirtiler dış gebelikte de vardır ve anne adayı kendini normal bir şekilde hamile zannedebilir. Dış gebeliğin tehlikesi ise kesinlikle çok büyüktür. Fallop tüplerinde sıkışıp kalan döllenmiş yumurta burada gelişmeye devam ettiği için fallop kanalını gerecektir ve sonuç itibari ile de yırtılmasına yol açacaktır. Zamanında fark edilip tedaviye alınmayan anne adayını kaybetmekte kaçınılmaz olacaktır. Zaten en sık görülen anne ölümleri ise dış gebelik yüzünden olmaktadır. Dış gebeliğe sebep olan oluşumları makalemizin devamında bulabilirsiniz.

Dış Gebeliğin Nedenleri

Dış gebeliğin oluşmasına zemin hazırlayan birden fazla faktör vardır ve anne adayı gebelik planları yapıyorsa tüm bu noktaların gözden geçirilmesi için bir doktor muayenesinden geçmesi gerekmektedir. Fallop tüplerinde tıkanıklık olması ve sperm hücrelerinin de bu tıkanıklıktan ötürü kanalı geçip tüplere ulaşamaması dış gebeliği tetikleyen ilk faktördür. Buna sebep olarak da anne adayının daha önce yaşamış olduğu enfeksiyonlar gösterilmektedir. Fallop kanalında yapışmalara neden olan bu enfeksiyonlar eğer çok şiddetli atlatılmışsa tüplerin tıkanma oranı da o kadar yüksek olacaktır. Hatta spermin tüplerden geçmesini tamamıyla engelleyecek kadar büyük bir yapışma söz konusu ise kısırlık bile mümkün olabilir. Fakat yapışmalar bölgesel şekilde gerçeklemiş ise yumurta döllenmesi gerçekleşebilir fakat bu seferde dış gebelik oranı oldukça yüksek kabul edilir ve takibi mutlaka yapılmalıdır. Ayrıca belirtmekte fayda vardır ki apandisit gibi önemli ameliyatlardan birini geçirmiş olan anne adayı için de dış gebelik riski oldukça yüksektir. Eğer polikistik over sendromu bulunan ve bunun için tedavi görmüş olan bir anne adayıysanız siz de dış gebelik tehdidi ile karşı karşıyasınız demektir. Bazı özel durumlarda da dış gebelik kaçınılmaz olabilmektedir. Bu özel durumların başında ise doğumsal farklılıklar gelir. Yani fallop tüplerinin doğuştan gelen yapısı da çok önemlidir. Eğer doğduğunuzdan itibaren tüplerin yapısı bozuk ise doğal olarak dış gebelik riski taşıyorsunuz demektir.

dış gebeliğin riskleri

Dış gebelik; kadınların bazı nedenlerden dolayı başına gelebilecek riskli bir gebelik oluşumudur ve fark edilmediği takdirde anne ölümü ile neticelenmektedir. Son yıllarda dış gebeliğe yakalanma oranı artış göstermeye başlamıştır. Bunun nedeni ise kadınların başından geçen rahim içi enfeksiyonları ve ameliyatlar olarak gösterilmektedir. Bilindiği üzere dış gebelik demek; sperm ile döllenen yumurtanın rahimde tutunması gereken yerde değil de, rahim ağzında, karın boşluğunda bir yerlerde yada yüzde doksan ihtimalle fallop tüplerinde tutunup, burada gelişmeye devam etmesidir. Dış gebeliğin riskleri ise merak edilen bir konudur çünkü daha önce de söylediğimiz gibi anne ölümlerinin en büyük nedeni dış gebeliktir. Yolculuğunu doğru yerde tamamlayamayan döllenmiş yumurta bulunduğu konumda büyümeye devam ettiği için tehlike çok büyüktür. Çünkü ilk üç ay içerisinde gelişimine devam ederek etrafındaki dokulara hasar vermeye başlar. Özellikle de fallop tüplerinde iken çok daha büyük bir risk söz konusudur. Genişlemeye elverişli olmayan fallop tüplerinde yırtılma söz konusu olduğunda zamanında müdahale edilmezse dış gebelik doğal olarak anne ölümü ile sonuçlanır.

Bir kadının hamilelik testinin pozitif çıkması dış gebelik olma ihtimali ile ilişkili değildir. Çünkü dış gebelikte de tıpkı normal bir gebelik gibi tüm testler pozitif çıkar ve buna kan testi de dahildir. Hatta tüm gebelerin yaşadığı gebelik belirtiler dış gebelik için de geçerlidir. Bulantılar veya kusmalar, halsizlik ve uyku hali, baş dönmesi ve kokuya duyarlılık gibi belirtilerin yanı sıra göğüslerde hassaslaşma durumu dış gebelikte de aynıdır. Yani bu da demek oluyor ki bir kadının dış gebelik yaşayıp yaşamadığını kendi başına anlaması olanaksızdır. Bu sebepten de gebelik takibi büyük ölçüde önemlidir. Anne adayının hamile olduğunu öğrenir öğrenmez doğruca doktoruna gitmesi gerekir. Çünkü dış gebelik ancak ultrason ile belirlenmektedir. Duş gebelik riski en yüksek kadınlar tüp bebek tedavisi geçirmiş olan kadınlardır çünkü tüplere yapılan müdahaleler bu riski oldukça yükselten faktörlerdir. Ayrıca genital enfeksiyon geçirme sıklığı da dış gebelik riskini yükseltmektedir. Bir kadın ne kadar çok enfeksiyon atlatmış ise o kadar çok risk altındadır. Tüplerin yapısını bozmak için sigara ve alkol tüketmek bile yeterlidir. Yani anne adayı alkol ve sigara kullanıyor ise dış gebelik riski yüksektir ve gebe kalmadan önce doktoru ile iletişime geçmesi gerekmektedir.

dış gebelik riskini arttıran faktörler

Anne ölümlerinin birinci sebebi olarak görülen ve gerçekten çok ciddi bir oluşum olan dış gebelik; her kadının başına gelebilecek bir oluşumdur ve takibi çok önemlidir. Döllenen yumurtanın rahimdeki gezisi sırasında yanlış yerde tutunmasından dolayı oluşur ve bu yer genellikle fallop tüpleri olmaktadır. Anne adayının rahminde değil de fallop tüplerinde tutunan döllenmiş yumurta burada gelişimini sürdürmektedir ve tehlike de işte buradan itibaren başlar. Dış gebelik ilk üç ay içerisinde teşhis edilip sonlandırılmaz ise annenin kaybedilmesi söz konusudur. Anne adayının gebeliğini dış gebelikten ayırması imkansızdır çünkü var olan tüm bulgular normal bir gebelikle yüzde yüz aynı seyreder. Yani tıpkı normal hamilelikteki gibi kusma ve baş dönmesi, gebelik testinde ve kan testinde pozitiflik durumu, memelerde hassaslık ve halsizlik, uyku hali ve buna benzer durumlar dış gebelikte de görülmektedir. Özellikle de evde yapılan testlerde pozitif çıkması ve anne adayının ilk üç ay içerisinde gebelik takibi için doktoruyla iletişime geçmemesi felaket ile sonuçlanabilmektedir. Çünkü dış gebelik olduğunu fark etmeyen anne adayının hayatı tehlikededir. Fallop tüplerinde tutunup kalan döllenmiş yumurta burada büyüyüp, kanalda yırtılmalara yol açacaktır ve dolayısı ile de iç kanama başlayacaktır. Zamanında fark edilip doktor tarafından müdahale edilmezse de anne ölümü ile sonuçlanacaktır. Peki tıbbın çaresiz kaldığı ve gebeliği sonlandırmak başka seçeneği olmayan dış gebelik riskini artıran faktörler nelerdir?
Dış gebeliği tetikleyen ve yakalanma oranını yükselten bazı önemli sorunlar vardır ve tüm kadınlar için de geçerlidir. En baş sebep olarak da anne adayının daha önceden geçirmiş olduğu enfeksiyonlar gösterilmektedir. Fallop tüpü iltihabı da denilebilen bu enfeksiyonlar genellikle cinsel yolla bulaşmaktadır ve dış gebelik riskini artırmasının nedeni ise fallop tüplerinin birbirine yapışmasına neden olarak döllenmiş yumurtanın geçişine izin vermemesidir. Hatta geçirilen enfeksiyon sayısı fazla ve yoğun ise kısırlığa bile sebep olmaktadır çünkü fallop kanalından spermin geçişini de engelleyecek kadar büyük yapışmalar söz konusu olabilir. Eğer spermin geçişinde bir sorun yoksa fakat döllenmiş yumurta kanalda takılıp kalmışsa burada gelişmesine devam edecektir. Doğumsal tüp anormallikleri de yine aynı şekilde dış gebeliği tetikleyen faktörler arasındadır. Ve ayrıca anne adayının daha önce geçirdiği rahim içi operasyonlar dış gebelik riskini yükselten faktörler arasında sıralanmaktadır.

dış gebeliğin anne adayı için tehlikesi nedir

Dış gebelik bir kadının başına gelebilecek en üzücü hamilelik serüvenlerinden biridir çünkü erken tanı yapıldığı takdirde gebeliğin sonlandırılması ile sonuçlanır. Fakat geç fark edilmesi tam bir felaketle sonuçlanabilmektedir. Şimdi hep birlikte dış gebeliğin anne adayı için tehlikesi nedir onu öğrenelim.
Dış gebelik embriyonun (döllenmiş yumurta) anne rahminde olması gereken yerde değil de başka bir yerde konumlanması olayıdır. Genellikle de fallop tüplerinde konumlanır ve en tehlikelisi de budur. Karnın iç kısmında konumlanan embriyo çoğu zaman fark edilmeden yok olmakta ve anne adayı için tehlike arz etmemektedir. Çünkü burada gelişimine devam edemeden vücut tarafından atılabilir. Fakat fallop tüpleri üzerinde konumlandığı takdirde erken tanısı çok önemlidir. Çünkü tüpler çok esnek bir yapıda değildirler. Buda demek oluyor ki tüplerde kalan ve burada büyüyen embriyo, kanalın yırtılmasına ve kanamasına yol açarak anne adayının hayatını tehlikeye sokabilmektedir.

Erken tanı yapıldığı takdirde ilaçla hamilelik sonlandırılarak anneye bir zarar vermeden olaydan kurtulmak mümkündür. Fakat dış gebelik ilk üç ay içerisinde fark edilmez ve döllenmiş yumurta kanalı yırtarsa, iç kanama başlar ve anneye zamanında müdahale yapılmadığı takdirde ölüm oranı yüksektir. Bu dereceye kadar ilerlemiş bir dış gebelikte anne adayı zamanında hastaneye yetiştirilse bile bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Mesela embriyo ile birlikte rahim ve fallop tüpleri de alınmak zorundadır, ayrıca buda hamilelik olasılığının yok olması demektir. Tekrar hamile kalmak isteyen bir anne adayı için katlanılması zor bir durum olduğu için, dış gebelikte erken teşhis oldukça önemlidir. Eğer dış gebelik yaşayıp yaşamadığınızı merak ediyorsanız hamile kaldığınızı öğrenir öğrenmez doktor kontrolüne gitmeniz şarttır. Çünkü dış gebeliği normal bir gebelikten ayırt edebilmek çok ama çok zordur. Sadece çok ağrılı ve kanamalı durumlarda dış gebelikten emin olunabilir ve buda çok geç kalındığı anlamına gelebilir. Normal bir gebeliğe dönüştürülmesi imkansız olduğu için annenin hayati tehlikesini ortadan kaldırabilmek açısından derhal alınması gerekir. Erken teşhis durumunda ise ilaç ile bebeğin düşürülmesi mümkün olacaktır. Fakat laparoskopi ve ameliyat ile de gebeliği sonlandırabilirler.

dış gebelik ameliyatı

Dış Gebelik Ameliyatı hamilelik adına yaşanabilecek en can sıkıcı durumlardan birisi olan dış gebelik, mutlaka sonlandırılması gereken oluşumlardır çünkü normal gebeliğe dönüştürülme şansları yoktur. Rahim içerisinde konumlanması gereken döllenmiş yumurtanın en yüksek oranda fallop tüplerinde konumlanması ve gelişimine de burada devam etmesi sonucunda oluşan dış gebelik, erken fark edildiği takdirde ilaç ile sonlandırılabilmektedir. Geç fark edilmesi ise anne adayının hayatını tehlikeye sokar ve hatta anne ölümleri ile sonuçlanabilir. Bu yüzden de ilk üç ay içerisinde fark edilmesi ve alınması çok önemlidir. Aksi takdirde fallop tüplerinde büyümeye devam edecek ve hiçte esnek olmayan bu bölgedeki dokuların yırtılması ile iç kanama başlatacaktır. Anında müdahale gerektiren bu durum ise elbette ki ölümle sonuçlanabilir. Fakat kanama başladığında hastaneye yetiştirilen anne adayı için anında ameliyat şarttır. Peki dış gebelik ameliyatı nasıl gerçekleşir?
Erken tanısı konulup ilaç ile tedavi edilemeyen dış gebeliklerde ameliyat şart görünmektedir. Bu sebepten de hamilelik öğrenildiği andan itibaren ultrason ile izlenmesi gerekmektedir. Eğer fallop tüplerinde yapışma söz konusu ise dış gebelik riski yükselecektir. Fakat bu yapışma tam bir tıkanıklığa yol açıyorsa kısırlık söz konusu olabilir. Tüplerin tıkanmasına sebep olarak ise geçirilen rahim içi operasyonlar ve genital bölge enfeksiyonları gösterilmektedir. Tüpler açıldığı takdirde kadının hamile kalma oranı yükselecektir. Fakat bir kez dış gebelik geçiren anne adayının tekrar bunu yaşama olasılığı da yüksektir ve sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Geciken adet tarihi, ağrılı kasıklar ve karın, düşen tansiyon ve mide bulantılarının hepsi dış gebelik belirtileridir. Hatta bu yüzden anne adayı tarafından fark edilmesi zorlaşır çünkü bu bulgular normal gebelik ile aynıdır. Fakat ağrılı durumlarda mutlaka doktora gidilerek tam teşhis konulmalıdır. Dış gebelik ameliyatı kesinlikle hastanın durumuna göre yapılmaktadır. Örneğin hastanın daha önce karın bölgesinden ameliyat geçirip geçirmediği ve bu bölgedeki fazla kiloları çok önemlidir. Fazla kilosu olan ve hiç ameliyat geçirmeyen anne adayı için daha az ağrı içeren laparoskopik yöntem tercih edilmektedir. Ağrısız ve ameliyat izi olmadan yapılan bu yöntemde enfeksiyon riski de çok azdır. Fakat bazı durumlarda ameliyat ile fallop tüplerinden embriyonun alınması gerekebilir ve bu durumda tüpler yeniden onarılarak bırakılır. Ancak geç fark edilen ve yırtılma söz konusu olan dış gebeliklerde fallop tüplerinin de tamamen alınması şart olmaktadır. Her ne kadar sık karşılaşılan bir durum olmasa bile bazı geç fark edilen dış gebeliklerde bu tatsız ameliyat gerçekleşmektedir ve tüplerle birlikte rahim de alınarak anne adayının hayati tehlikesine son verilir.

dış gebeliğin tekrarlama riski var mıdır


Dış gebeliğin tekrarlama riski var mıdır. Anne ölümlerine sebep olan üzücü bir gebelik oluşumu olan dış gebelik erken tanısı önemli olan rahatsızlıklar arasındadır. Çünkü geç fark edilmesi kısırlığa veya annenin hayatını kaybetmesine sebep olabilir. Dış gebelik sürecini ve nasıl sonlandırıldığını merak ediyorsanız makalemizin devamını okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz.

Dış gebelik nedir

Dış gebelikte tüm bulgular tıpkı normal bir hamilelikte olduğu gibidir. Yani hamilelik testi yaptığınız zaman pozitif çıkması her zaman gerçekten hamile olduğunuzu göstermeyebilir. Hatta bulantı ve kusma yaşayabileceğiniz gibi adet gecikmesi ve memelerde hassaslık durumu bile aynı olabilmektedir. Dış gebelik genellikle anne tarafından anlaşılmaz fakat bazı istisnalar da söz konusudur. Kanamalı bir hamilelik geçiriyorsanız ve karın yada kasık ağrılarınız git gide çoğalıyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna giderek bu durumu bildirmeniz gerekmektedir. Çünkü dış gebelikten emin olabilmek için ultrason şarttır. Bu yüzden artık günümüzde gebelik takibi çok sıkı bir şekilde yapılmakta ve anne ölümlerinin önüne geçilmektedir.
Anne adayının bazı rahim içi ameliyatlar geçirmiş olması dış gebeliği tetikleyen faktörler arasındadır fakat durum bununla da sınırlı değildir. Kadınların daha önce geçirdiği rahim içi enfeksiyonlar ve tüp bebek girişimleri, spiral kullanımı ve sigara kullanımı da dış gebelik riskini yükseltmektedir. Ayrıca dış gebeliği normal gebeliğe çevirmek gibi bir olasılık da yoktur. Tek çözüm gebeliği derhal sonlandırmak olacaktır ki buda erken tanısı yapıldığı takdirde çok basittir. İlaçla sonlandırılabilen dış gebelikler her zaman anne adayını daha avantajlı konuma getirir ve tekrar gebe kalma şansı da yüksektir. Fakat geç far edilen bir dış gebelik söz konusu ise annenin hayatı tehlikeye girmekle kalmaz, kısırlık oranı da yükselir. Çünkü ameliyat ile sonlandırılması gereken dış gebeliklerde mutlaka rahmin ve fallop tüplerinin alınma riski vardır. Bu risk embriyonun verdiği hasara göre değişmektedir. Peki dış gebeliğin tekrarlama riski var mıdır? Kadınların korkulu rüyası olan dış gebeliğe yakalanma oranı o kadar yüksek değildir fakat daha önce dış gebelik yaşamış bir anne adayı için aynı durum söz konusu da değildir. Yani dış gebelik bir kez atlatıldığı zaman daha dikkatli olunmalıdır çünkü tekrarlama riski artık hep vardır.

dış gebelik önlenebilir mi

Dış gebelik çok riskli bir oluşumdur ve zamanında fark edilmediği takdirde anne adayının ölümü ile sonuçlanmasından ötürü, fark edilir edilmez hamileliğin sonlandırılması gerekmektedir. Yanlış yerde konumlanıp büyümeye başlayan embriyonun doğma olasılığı yoktur. Yani maalesef ki dış gebelik düzeltilebilecek bir gebelik değildir. Peki dış gebelik önlenebilir mi?
Tıpta ektopik gebelik olara isim verilen bu oluşum, kadının rahim içerisinde olması gerektiği yerde değil de, fallop tüpleri başta olmak üzere karında ve rahim boşluğunda büyümeye başlar. Döllenmiş yumurta gelişimine devam ettiği sürece burada yer alan dokular risk altındadır. Büyümeye devam eden embriyo doğal olarak etrafındaki dokulara hasar verip yırtılmalara yol açar. Bu da ağrılı ve sancılı bir gebelik demektir ki zaten anne adayının dış gebelik riski ilk böyle anlaşılır. Çoğu zaman eşleri tarafından doktora götürülmeyen veya imkansızlıklar nedeni ile doktora gidemeyen anne adaylarının ölümü ile sonuçlanır. Dış gebeliğin erken fark edilmesi ve hamileliğin sonlandırılması bu açıdan çok önemlidir. Çünkü iç kanama başladığında anında müdahale edilmezse hastanın kaybedilme oranı çok büyüktür.

Dış gebelik riski her kadında aynı oranda değildir fakat rahim içi araç kullanan hanımlar ( spiral vb. ), genital enfeksiyon geçiren hanımlar ve sigara içen kadınlar daha büyük bir risk altındadır. Ayrıca doğumundan itibaren fallop tüplerinde genetik bozukluklar olan kadınların da dış gebeliğe yakalanma oranı çok yüksektir. Bazı durumlarda ise spermin yapısal bozuklukları bu duruma yol açabilmektedir. Ayrıca tüp bebek tedavisi gören kadınlar için dış gebelik riski her zaman vardır. Kısacası rahim ve spermin yapısını bozabilecek her türlü faktöre dış gebeliği tetiklemektedir. Tüm bunlara dikkat etmek dış gebelik riskini önemli oranda düşürse bile tamamen engellenebilecek bir oluşum söz konusu değildir. Yani dış gebelik riski hep vardır ve bunu normal gebeliğe dönüştürme olasılığı ise sıfırdır. Fakat zamanında müdahale edilip gebelik sonlandırılarak anne ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalmadan kurtulabilir. Üstelik artık ilaçla dahi tedavisi mümkündür. Fakat bazı özel durumlarda kapalı ameliyat yapılmaktadır. Erken gebeli bulguları ile aynı bulguları yansıtan dış gebeliği anne adayının fark etmesi çok zor olduğu için gebelik testi pozitif çıktığı andan itibaren ultrason ile kesin tanı konulması önerilir. Yani hamile olduğunuz kan testi ile doğrulansa bile döllenmiş yumurtanın nerede konumlandığını tespit edebilmek için ultrason şarttır.

dış gebelik nasıl tespit edilir

dış gebelik nasıl tespit edilir. Hamilelik haberi bir ailenin alabileceği en güzel haberlerden biridir fakat bilindiği gibi hamileliğin de bir takım riskleri ve olumsuz yönleri vardır. Örneğin dış gebelik riskini tüm kadınlar taşır çünkü genetik bozukluklardan ve dış etkenlerden dolayı bozulan rahim dokusu yada sperm hücresi, dış gebeliği tetiklemektedir. Hatta anne adayının alkol ve sigara kullanması dahi bu riski yükseltebilir. Hamilelik testinin pozitif çıkması, bulantı, halsizlik ve adet gecikmesi, memelerde görülen hassaslıklar nasıl ki gebelik belirtisi ise, aynı bulgular dış gebelikte de görülmektedir. Tek fark kasıklarda fazlaca hissedilen baskı ve ağrılar olacaktır. Normal bir gebeliği dış gebelikten kesin ve net olarak ayırabilmenin tek yolu ise ultrason olacaktır. İşte bu sebepten gebelik saptandığında en kısa sürede doktora gidilerek kapsamlı bir şekilde muayene olmak gerekmektedir. Dış gebelik tespit edilir edilmez hamilelik sonlandırılmalıdır çünkü maalesef ki bu tarz bir oluşumun normal gebeliğe dönüşme oranı %0’dır. Döllenmiş yumurta rahimde olması gerekte yerde değil de rahim içerisinde uygun olmayan bir bölgede konumlanır ve burada büyümeye devam ederse annenin hayatı tehlike altında demektir. Çünkü konumlandığı bölgede ve yüksek ihtimalle de fallop tüplerinde büyümeye başlayan embriyo, buradaki dokuların yırtılıp kanamasına sebep olacaktır. Kanama başladığı takdirde ise anında müdahale gerekmektedir.
Dış gebeliği tetikleyen faktörler arasında anne adayının geçirdiği rahim içi operasyonları ve enfeksiyonları vardır. Bu iki faktörde ne kadar çok yaşanmış ise dış gebelik riski o kadar yüksektir. Risk altında olan anne adaylarının gebelik izlemlerini zamanında yaptırmaları ve doktor kontrolünde hareket etmeleri çok önemlidir. Dış gebeliği sonlandırmak için erken teşhis önemlidir çünkü ilk üç ay içerisinde alınmaz ise anne ölümleri ile sonuçlanan dış gebelik, ilk aylarda ilaçla bile tedavi edilebilir. Eğer fallop tüplerinde yırtılma ve kanama ile birlikte ameliyatla alınması gerekirse anne adayının rahminin ve fallop tüplerinin de alınması gerekecektir Bu da bir daha hamilelik söz konusu olmayacağı için üzücü bir durumdur. Erken tanısı her açıdan önemli olan dış gebeliği sonlandırmanın birkaç farklı yöntemi vardır ve bunlardan birisi de laparoskopidir. Ağrısız ve sancısız bir yöntem olduğu için fazlaca tercih edilen bu yöntemde hastada ameliyat izi kalması gibi bir durumda yoktur ve hemen ayağa kalkılabilmektedir.

dış gebelik kimlerde daha sık görülür

Dış gebelik kimlerde daha sık görülür. Hamilelik denildiği zaman hemen her kadının aklına çok da güzel anılar gelmeyebilir. Özellikle de dış gebelik yaşamış olan bir anne adayı için hamilelik stres dolu bir oluşumdur. Çünkü dış gebelik maalesef ki sonlandırılmak zorunda olan bir gebelik türüdür. Eğer erken tanı konularak gebelik sonlandırılırsa tehlike oranı daha düşük olan dış gebeliklerde, geç fark edilmesi durumunda annenin hayatı söz konusu bile olabilir. Özellikle de fallop tüplerinde tutunarak burada gelişimine devam eden döllenmiş yumurtanın vereceği hasar daha büyüktür. Çünkü geç fark edildiği takdirde tüplerin genişleyerek yırtılması, iç kanama başlaması ve annenin zamanında hastaneye yetiştirilmez ise hayatını kaybetmesi demektir. Bu kadar geç kalınmış bir durumda embriyo, tüplerle birlikte alınacaktır ve buda bir sonraki hamile kalma oranının oldukça düşmesi demektir.
Peki dış gebelik kimlerde daha sık görülür?
Dış gebeliğin en sık görüldüğü kişiler; daha önce tüp bebek tedavisi görmüş olan hanımlar, spiral gibi rahim içi araçları kullanmış hanımlar, sık sık rahim içi enfeksiyonu geçiren hanımlar, rahimde ve fallop tüplerinde doğuştan gelen yapısal bozukluklara sahip olan hanımlar ve alkol, sigara gibi zararlı alışkanlıklara sahip olan hanımlardır. Ayrıca daha önce başında bir dış gebelik hikayesi geçmiş olan kadınlar sürekli risk altındadır. Bu yüzden hamileliğin takibi anne ve bebek açısından önemlidir. Her ne kadar dış gebelik engellenebilen ve düzeltilebilen bir durum olma bile, annenin can güvenliği açısından erken tanısı şarttır. Fallop tüplerinin tıkalı olması durumunda da dış gebelik riski artacaktır fakat bu tıkalılık durumu tüplerin tamamını kapsamıyorsa ufak bir müdahale ile açılabilir ve dış gebelik önlenebilir. Eğer tüpler açılmayacak kadar tıkalı ise burada bir kısırlık söz konusudur. Anne adaylarının merak ettiği bir diğer konu ise dış gebeliğin nasıl sonlandırıldığıdır. Erken teşhis edilmiş bir dış gebelik, bulunduğu konumdaki dokulara henüz zarar vermediği için ilaçla tedavi edilebilmektedir. Daha geç fark edilmiş durumlarda laparoskopi uygulanmaktadır ve ağrısız sızısız bir yöntem olarak bilinmekle birlikte ameliyat izi söz konusu olmamasından dolayı daha çok tercih edilen bir yöntemdir. Ayrıca annenin laparoskopi sonrasında en kısa sürede normal hayatına dönme oranı da çok yüksektir. Embriyonun fallop tüplerini yırtmaya başladığı iç kanamalı durumlarda ise açık ameliyat şarttır ve bu gibi durumlarda rahim ile birlikte fallop tüpleri de alınmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu